Fay hattının böldüğü zeytinlikte tehlikeli hasat… Uçurumun kenarında can pahasına zeytin topluyorlar
Asrın felaketinin vurduğu Hatay’da, depremin yıkıcı gücünü en somut şekilde gözler önüne seren Tepehan Mahallesi’ndeki yarık, zeytin üreticilerini tehlikeyle burun buruna getiriyor. Deprem anında toprağın vadinin içine doğru kaymasıyla oluşan dev çukurun hemen kıyısında yer alan ağaçlarda hasat maratonu başladı. Çiftçi Bahattin Temizkan, bir anlık dikkatsizliğin felaketle sonuçlanabileceği tarlada can pahasına ürün toplamaya çalıştıklarını belirtti.

‘UÇURUMUN KENARINDAKİ AĞAÇLARA YAKLAŞMAYA KORKUYORUZ’
Deprem sırasında tarlasının yarısını kaybeden çiftçi Bahattin Temizkan, zorlu ve korku dolu çalışma şartlarını şu sözlerle dile getirdi: “Deprem sırasında buradan, nasıl olduğunu bizim de anlayamadığımız şekilde masmavi bir duman yükseldi. Ardından büyük bir yarık oluştu. Gördüğümüzde hayrete düşüp çok korktuk. Burası önceden çok düzgün bir bahçeydi, oluşan yarık nedeniyle arazinin neredeyse yarısı kaydı. Uçurumun kenarında kalan ağaçlara yaklaşmaya korkuyoruz. Traktör sürerken bile çok tehlikeli. Bir anlık dikkatsizlikte ayağımız kayıp düşebiliriz. Yağışlar nedeniyle zemin çamurlaştığı için çadır sermek ve yürümek daha da güçleşti. Güvenliğimizi düşünerek önce uçurumun kenarındaki ağaçları dikkatle topluyoruz.”
Temizkan, bu yıl yağışlar ve yazın dökülen ürünler nedeniyle verimin düştüğünü, zeytinyağı fiyatlarının ise asit oranına göre 130 TL ile 180 TL arasında değiştiğini ifade etti.

ODATV UYARMIŞTI: TEHLİKE DEVAM EDİYOR
Çiftçilerin tedirginlikle çalışma yürüttüğü Tepehan’daki yarıkla ilgili Odatv, 2023 yılının Mart ayında yer altı görüntüleme çalışmalarının sonuçlarını aktararak kritik bir uyarıyı gündeme getirmişti.
Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Kağan Kadıoğlu liderliğindeki heyetin bölgede yaptığı jeolojik incelemeler, zemin altındaki tehlikeyi tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermişti:
Prof. Dr. Kadıoğlu, alandaki yapının sıradan bir obruk veya heyelan olmadığını vurgulayarak, “1 buçuk metre kalınlığındaki killi toprağın altındaki düşey kırıklı kayaların, depremin ardından kitap yaprakları gibi tek tek eğim yönüne aşağı doğru sulu tabandan itibaren kaydığını tespit ettik” ifadelerini kullanmıştı.

Yarığın 44 metre derinlikte durduğunu ancak yer altı su seviyesinin taban kayma sınırını oluşturduğunu belirten Kadıoğlu, bahar yağmurlarıyla ve zemindeki yumuşamalarla kütle hareketlerinin ve kayma riskinin devam edebileceği konusunda uyarıda bulunmuştu.
Bölgedeki yer altı su katmanlarının yarattığı kayma riski bilimsel olarak kanıtlanmış olmasına rağmen üreticiler, geçim kaynakları olan zeytinlerini toplayabilmek için dev çukurun hemen yanı başında tehlikeli mesailerine devam ediyor.
Haberi okumak için tıklayınız…


